OKUL ÖNCESİ HERŞEY
  •      
    Buradasınız  :  Ana Sayfa   >   Makale   >   Çalışan Babanın Bir Günü
    Tüm makaleler

    Çalışan Babanın Bir Günü;

                 Sabah saat çaldı uyanmak istemiyorum ama kalkmak zorundayım. Önce eşimi uyandırdım. Sonra kızımı uyandırma çalışmalarına başladık. Tabi bu arada biz giyinmeye devam ediyoruz. Biz hazırlandık ama onu halen uyandıramadık. Bu arada kızım 3 yaşında. Artık kucağımızda yataktan aldık ve ilk olarak tuvalete götürdük. Tuvaletini yapıyor ama halen uyumakta derken yavaş yavaş uyanıyor. Saat hızlı bir şekilde ilerliyor bir an evvel hazırlanıp evden çıkmak zorundayız. Sonra kızımın odasında onu giyinmesi için ikna etme çalışmaları başladı. Tabi günün ilk kavgası burada çıktı. Birkaç kıyafet sonrasında giyeceği kıyafeti beğenidi. Tabi kızım bu sıradaki bağrışmalarla artık tamamen uyanmış durumda . Zaman ilerlerken saçlarını yapmaya başladılar, tabi ki bende boş bir bekleyiş başladı. Bu seferde saçına takılacak toka konusunda annesiyle anlaşamadılar ve ikinci kavga başladı. Uzun uğraşlar sonunda saçınıda yaptılar ve artık çıkmaya hazırız. Bu anlattıklarım kısa gibi görünse de uyanalı tam 45 dakika geçti bile.

                Tam kapıdan çıkacaz bir kavga da mont için, annesi havanın soğuk olduğunu söyledi ve mont giymesini istedi. Kızımda mont giymemek için diretmeye başladı, of gene başladılar. Ama ne kadar ağlasa da sonunda eşim kazandı ve montu giydi.

                Nihayet evden çıktık ve arabadayız. Sırasıyla önce eşimi işyerine sonra da kızımı kreşine bırakacam ve en sonunda bende işime gideceğim. Tam arabayı çalıştırdım ki bir ağlama sesi, olamaz kızım bebeğini evde unutmuş bebeğimi istiyorum diye bağırıyor. İkna çalışmalarına başladık ama maalesef olmadı ve iş başa düştü. Eve çıkıp bebeğini aldım ve arabaya geri geldim. Evet artık yoldaydık. Eşimi işine bıraktık sonra kızımla kreşe gittik. Vedalaşıp sarıldıktan sonra ayrıldık ve iş yerimin yolunu tutdum. Artık derin bir nefes alabilirim.

                Akşam oldu saat 6. Kızım akşamları servisle ev gelmekte, ve servisi gelmek üzere. Hızlı bir şekilde eve geldim, bir baktım ki servis gelmiş ve kızım hesap soruyor “Bana ben geldim senin bekliyorum sen neden geç geldin”. Servisten kızımı aldım, eşimin servisinin gelmesine 10 dakika var ve onu beklerken kapının önünde oyun oynamaya başladık. Sonra eşim geldi ve kızımı eve çıkmak için ikna etme çalışmalarına başladık. Biraz beraber oynadıktan sonra neyse ki karnı acıktı ve çıkmayı kabul etti.

                Eve çıktık. Eşim yemek yapmakta, ben se kızımla oyun oynamaktayım. Yemek hazırlandıktan sonra yemek için masaya geldik ve her kez her zamanki yerine oturdu. Ama menüde kızımın çok sevmediği bir çorba var. Bir yandan biz yemek yerken bir yandan da ona büyüyünce olmayı çok istediği doktor olması için bu çorbayı yemesi gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz. En sonunda kabul edip çorbasını yemeye başladı. Yemeğimiz bitti, günün yorgunluğu ile televizyonun karşısına uzanıp televizyon izleme zamanı geldi. Tam uzandım ki kızımın sesi geldi: “Baba hadi gel oyun oynayalım, ben anne olayım sen baba ol, hadi gel” . Ne kadar yordun olduğumu anlatsam da İster istemez tamam demek zorunda kaldım “ gel kızım burada oynayalım” . Çünkü televizyonda sevdiğim bir program var. Ama ikna olmadı yine her zamanki gibi ve odasına gittik. Oturduk ve oynamaya başladık. Bende bunu fırsat bilip ona çaktırmadan hem İngilizce çalıştırıyorum, hem de o gün neler yaptığını öğrenmeye çalışıyorum. Sonra ikna ettim ve salona getirdim, eşim çay demledi ve televizyon seyrederek çay içeceğiz. Eşimle günü konuşurken bizi konuşturmamak için her şey yaptı ve boyama kitaplarını getirdi. Artık boyama zamanı, boya yapmaya başladık tüm aile sonra sevdiği müzikler açılıp dans ettik ve sonra kutu kutu pense oynadık. Artık saat 21:30 yatma vakti. Kızım yatacak ve biz kendimize zaman ayırıp sohbet edeceğiz. Ama yatmamak için diretiyor. Sonra annesini de yanında yatmaya ikna etti , eşim “ben uyutup geliyorum” dedi her zamanki gibi ama nafile oda uyuya kaldı yine. Artık saat 23:30 benimde uykum geldi ve bende yatmaya hazırlandım. Kızımın odasına gittim ve o uyurken bende yanlarına yatıp onu biraz kokladım. İşte dünyanın en mutlu anı bu an. Tüm günün yorgunluğunu attığım zaman. Bu gün o kadar çok yoruldum ama işte bana mükâfat.

                Ertesi gün yine aynı, sonraki gün yine aynı.