• Buradasınız  :  Ana Sayfa   >   Okul Öncesi Eğitimi

    OKUL ÖNCESi EGiTiMi ve PÜF NOKTALARI

    Eğitimin yaşı yoktur. Eğitim İlk okulun başlamasıyla değil doğar doğmaz başlar. Çocukların öğrenme kabiliyetlerinin en yüksek olduğu zamanlar 6 yaşına kadar olan zamanlardır. Bu nedenle eğitiminde en önemlisi okul öncesi zamana ait olan eğitimlerdir. Çocuklar bu dönemlerde anne ve babaları başta olmak üzere bir çok kişiden bir çok şey öğrenirler ve bu öğrendiklerini önürlerinin sonuna kadar unutmazlar. Okul öncesi egitim süresince çocuklar ilkögretime hazırlanmakta kalmayıp, paylasmak, dayanismak, sosyallesmek ,birlikte çalismak , yaşamak gibi bir çok şeyi öğrenirler. Okul öncesi egitimin amaci çocukların öğrenmeye karçı ilgisini uyandirmak ve çocugun varolan yeteneklerinin belirlenmesini sağlamaktır.

    Okul öncesi dönemde ki çocuklar büyük yaştakilere oranla daha çabuk sıkılırlar ve bıkarlar. Çok uzun zamanlar belli şeyler üzerinde dikkatlerini toplayamazlar ve odaklanamazlar. Aslında 0-6 yaş aralığındaki bir çocuğa normal şartlarda maksimum 20 dakika eğitim verebilirsiniz. Bu dönem eğitiminin en önemli noktası çocukları bıktırmamaktır. Çocukları en çok ihtiyacı olan ve yapmak istedikleri şey oyun oynamaktır. Bizde yetişkinler olarak bunu unutmamalı ve onlar ile yapmak istediğimiz her şeye biraz oyun katmalıyız. Bu durumda çocuk ders çalıştığını değil oyun oynadığını zannederek dikkatlerini daha fazla toplayabiir ve çabuk dağılmasını önleyebiliriz. Ayrıca ders çalışmak çocuk için artık vevkli bir hale gelecektir. Günümüzde bu işi profesyonel olarak yapan okul öncesi eğitim veren kurumlar da bu işi bu şekilde yapmaktadır.

    Okul öncesi dönemde çocuklarımızdan matematik işlemlerini çözme gibi , uzun şiirleri ezberlemesi gibi zor ve karmaşık şeyler bekleyemeyiz. Aslında bu dönem eğitiminin temeli çocuğun el ve konuşma becerisini geliştirmek, yenekli olduğu bir dal var ise bu dalı keşfetmek, ona hayatı ve yaşamayı öğretmek ve okul dönemine geçiş evresinde minumum zorlanmasını sağlamaktır. Her şeyden önce ebevenyler şunu unutmamalıdır. Çocuklar dinleyerek değil görerek öğrenirler. Onlara neyi nasıl yapması gerektiğini ilk önce birilerinin göstermesi gerekmektedir. Zorlaşan hayat şartlarında bazen çocuklarımıza gerektiği kadar zaman ayıramamaktayız

    Çocugun dogdugu günden temel egitime basladigi güne kadar geçen yillari kapsayan ve çocuklarin daha sonraki yasamlarında önemli rol oynayan; bedensel, psikomotor, sosyal-duygusal, zihin ve dil gelisimlerinin büyük ölçüde tamamlandigi, kisiligin sekillendigi ve çocugun devamli olarak degistigi bir süreçtir. Bu nedenle, çocuğun küçük yaslarda saglikli bir ortamda gelisimini sürdürmesi önem kazanmaktadir..

    Zorlaşan hayat şartlarında bazen çocuklarımıza gerektiği kadar zaman ayıramamaktayız. Bazen hayatın sitresi , bazen yorgunluk çacuklarımızla kaliteli zaman geçirmemize engel olabilir. Ama onların en çok istediği siz anne ve babalarıyla olmaktır. Çocuklar en çok anne ve babalarıyla yaptıklarından mutlu olurlar ve onlardan öğrendiklerini çabuk kavrarlar. O yüzden başarılı bir çocuk yetiştirebilmek için biz ebeveynler hayatımızdaki en değerli varlıklarına mutlaka gerektiği kadar özen vermeliyiz.

    3 yasina kadar bir çocugun beyni bir yetiskinden 2,5 kat fazla çalısir, 6 yasina kadar bir profesörden 2 kat hizlidir. Yapilan tüm uluslararası arastirmalar ve uygulanan testler göstermektedir ki 0-6 yas grubunda, gelisim düzeyinde okul öncesi egitimi almıs çocuklarin, akademik programlarda egitim almıs olanlara göre 1. sinif basarı düzeyleri daha yüksektir ve okuma yazmaya daha hizli geçmektedirler.12 yasinda IQ degerleri 5 puan daha yüksektir, 15 yasinda yetenek sinavlarinda % 90 -100 arasi basari saglarlar. % 65’i liseyi, % 45’i üniversiteyi sorunsuz kazanir ve bitirir. Yetiskin olduklarında dis dünyayla kolay ve saglikli iletisim kuran, sosyal insanlar olurlar. .